28 Şubat’ta İki Yüzlülüğün Fetvası: Kendi Çocuğunu Koruyup Millete Direniş Dağıtanlar 28 Şubat Süreci’ni hatırlayın…
O karanlık günlerde bazı ilahiyatçılar ve dinî kanaat önderleri kendi evladını riske atmadı. Çocuklarını sessizce okuldan alıp güvenli limana çekti; konforlu ve güvenli bir yol seçtiler.
Ama aynı kişiler, kürsülere çıkıp millete “başınızı eğmeyin, dininize sahip çıkın” fetvası dağıttı. Bugün o çocuklar yurt dışında ya da özel okullarda, rahat bir hayat sürerken, başkalarına cesaret ve fedakârlık nutku atmak, iki yüzlülüğün en çıplak hâlidir.
Dün rızık korkusu ve konfor uğruna eğilip bükülenler, bugün yüksek perdeden inanç ve adalet dersi veriyor. Bu, sadece dünyada değil, ahirette de ağır bir hesaba dönüşecek. Kendi konforunu garantiye alıp başkasına “direnin” diyenler, samimiyetsizdir; ilkesizdir; hesap vermeye hazırlıksızdır.
Din, konforlu hayatlar için süsleme değil, bedel ve sorumluluk sistemidir. Kendi evladını korumak için riskten kaçan ama başkalarına fedakârlık telkini veren her din adamı, hem bu dünyada topluma hem öte dünyada Allah’a karşı iki yüzlülüğünü sergiler.
Toplum artık ayırt ediyor: Bedel ödeyenle, başkasına bedel öneren aynı kişi değildir. Dün başkalarının hayatını riske atıp çocuklarını koruyanlar, bugün hem toplumun hem Allah’ın huzurunda hesabını verecek.
Ve unutmayın: Tarih unutmaz, vicdan silinmez. Rızık korkusuyla eğilen omurga, fırsat gelince dikleşse de, geçmişteki kamburunu gizleyemez. Fetva dağıtanların iki dünyadaki hesabı ağırdır; kimse kendi konforunu koruyup başkasına idealizm yüklediği gerçeğini değiştiremez.